HAYVAN SAĞLIĞI, YETİŞTİRİCİLİĞİ ve SU ÜRÜNLERİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ

Şube Müdürü 

Funda Eylem ÖZEL

Telefon             

0 288 214 16 18

Faks                 

0 288 214 10 71

Santral          

0 288 214 35 47

E-Posta

kirklareli.haysag@tarimnet.gov.tr

 

Şube Müdürlüğünün Görevleri

Personel

Hastalık Çıkışında Haberleşme, Hastalık İhbarı

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı

Kurbanlık Hayvanlar Hakkında Genel Bilgi

İhbarı Mecbur Hastalıklar

Yurtiçi Veteriner Sağlık Raporlarının Düzenlenmesi ile İlgili Hususlar

Menşe Şahadetnamesi Düzenlenmesi

Koyun-Keçi Türü Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve Düzenlenmesi Yönetmeliğinin Uygulama Talimatı

 

İHBARI MECBUR HASTALIKLAR

(2004-14 Tebliğ):

 

1. Sığır vebası 18. Tavuk vebası (Avian influenza)
2. Şap 19. Newcastle (Yalancı tavuk vebası)
3. Sığır tüberkülozu 20. Pullorum
4. Sığır brusellozu 21. Kanatlı tifosu (Tavuk tifosu)
5. Sığırların süngerimsi beyin hastalığı (BSE) 22. Arıların amerikan yavru çürüklüğü
6. Anthrax (Şarbon) 23. Varroa
7. Kuduz 24. Balıkların enfeksiyöz hematopoietik nekrozisi (IHN)
8. Koyun-keçi çiçeği 25. Scrapie
9. Koyun ve keçi brucellozu 26. Kedilerin süngerimsi beyin hastalığı (FSE)
10. Koyun ve keçi vebası (PPR) 27. Bonamiosis
11. Mavidil 28. Marteiliosis
12. At vebası 29. Spring Viraemia of Carp (SVC)
13. Ruam (Mankafa) 30. Viral Hemorajik Septisemi (VHS)
14. Durin (At frengisi) 31. Infectious Pancreatic Nekrosis (IPN)
15. Atların enfeksiyöz anemisi 32. Bakterial Kidney Disease (BKD)
16. Veziküler stomatitis (Bulaşıcı stomatitis) 33. Crayfish Plague (Kerevit Vebası)
17. Equine encephalomyelitis  

KOYUN KEÇİ VEBASI

ETİYOLOJİ
 
Peste des petits ruminants virusu (PPRV) Paramyxoviridae familyası, morbillivirus grubu içinde yer almaktadır. Daha önce sığır vebası virusu (RPV), PPRV, köpek gençlik hastalığı virusu ( canine distemper virus, CDV) ve kızamık virusunun (measles virusu, MV) yer aldığı morbilli virus grubuna deniz memelilerinde hastalıklara neden olan vi-rüsler de dahil edilmiştir. PPRV, serolojik olarak tek tiptir ve aynı grup içinde yer alan sığır vebası virüsü ile antijenik yakınlık gösterir.
PPRV fiziksel ve kimyasal etkenlere karşı oldukça duyarlıdır. 60°C' de bir saatte, pH 4-10 dışındaki değerlerde de kolayca inaktive olur. Bilinen dezenfektanlara karşı oldukça duyarlı olan PPRV için yağ eriticiler (alkol, eter, fenol) ve %2 sodium hidroksit de (24 saat litre/m2) dezenfektan olarak kullanılabilir. Ultraviole ışınları ve güneş ışığında dayanıksız olan bu etken, soğuk şartlarda (-20°C' de veya daha düşük ısılarda) uzun süre canlılığını muhafaza eder.
 
EPİDEMİYOLOJİ

Hastalık doğal şartlarda evcil hayvanlardan koyun ve keçilerde görülür. Her iki tür arasında duyarlılık açısından önemli farklılıklar mevcuttur. Keçiler koyunlara nazaran hastalığa daha duyarlıdır. Birbirine yakın sürülerde bile koyunlarda hiçbir klinik semptom oluşmadan keçilerde hastalığa bağlı ölümler görülebilir.
Sığır ve domuzlar ise gerek doğal gerekse deneysel koyun keçi vebası enfeksiyonlarında son konakçıdırlar. Virusa karşı immun cevap şekillenmesine rağmen bu hayvanlarda (sığır ve domuz) klinik enfeksiyon ve virus saçılımı görülmez.
PPRV'a karşı duyarlılıkta türler arası farklılıklar kadar, yaş grubu da önemli rol oynar. Özellikle endemik bölgelerde 3-18 aylık genç hayvanlar yetişkinlere oranla daha hassastır. Mevsimsel bir insidens farklılığı olmamasına karşın, yağmurlu ve soğuk mevsimlerde, hayvan hareketlerinin yoğun olduğu dönemlerde ve doğum mevsiminde hastalık daha sık görülmektedir.
Hasta hayvanlarda göz yaşı, burun akıntısı, salya ve gaita yüksek oranda virus içerir. Hastalık, kontamine materyallerle indirekt olarak bulaşabilirse de en önemli bulaşma yolu yakın temasla direkt bulaşmadır. Özellikle hastalığın görülmediği ülke veya bölgelere inkubasyon dönemindeki veya subklinik hasta hayvanların getirilmesi en önemli enfeksiyon kaynağını oluşturur. Hastalıktan ari bölge ve ülkelerde bir sürüde enfeksiyon şekillendikten sonra, kısa sürede hastalık sürü içinde ve sürüler arasında hızla yayılır.
 
 
PATOGENEZ
 
PPRV'nun doğal bulaşmasında en önemli giriş yolu nasofarangial mukozadır. Enfekte akciğer dokusu koyun ve keçilerde yüksek oranda virus ihtiva eder. Lenfoid dokulardaki lenfositlerin yıkımı sonucu oluşan leukopeniye bağlı olarak immundepresyon şekillenir ve latent persiste enfeksiyonlar aktive olur.
KLİNİK SEMPTOMLAR
Koyun keçi vebasında klinik seyir; hastalığın ekzootik veya endemik olmasına, hayvanın türüne, yaşına ve alınan virus miktarına bağlı olarak perakut, akut ve subakut seyredecek kadar değişen farklılıklar gösterir. Tipik semptomlar, hastalığın akut klinik formunda görülür. Ölüm oranı hastalığın klinik seyrine ve hastalanan hayvanların yaşına bağlı olarak %3-80 arasında geniş sınırlar içindedir.

 

Perakut form
 
Genellikle keçilerde veya genç hayvanlarda görülür. İnkubasyon süresi 2 güne kadar düşer. Hastalık ani yüksek ateş, depresyon, iştahsızlık ve solunum güçlüğü ile başlar.
Bazı olaylarda mukoz membranlarda konjesyon ve hemorajiler görülerek kısa sürede ölümle sonuçlanır. Morbidite %100 iken mortalite %90 civarındadır.
 
Akut form
 
İnkubasyon süresi 4-6 gündür. Bazı olaylarda 3-10 gün arasında farklılık gösterir.Yüksek beden ısısını (41-42 0C), iştahsızlık, genel düşkünlük, burun ucunun kuruması ve konjuktivaların konjesyonu takip eder. Başlangıçta seröz karakterde olan göz ve burun akıntısı hastalık ilerledikçe mukoprulent bir hal alır. Yüksek ateşin görülmesinden 2-3 gün sonra diş etlerinden başlamak üzere dudak mukozalarında, dilde, yumuşak ve sert damakta, papillalarda ve burun mukozasında eroziv lezyonlar şekillenir.

Hastalık ilerledikçe eroziv karakterdeki ağız lezyonları ülseratif bir hal alır ve ağızda pis bir koku hissedilir. Öksürük çok sık rastlanan bir diğer klinik semptomdur. Bu dönemde mukoprulent bir hal alan burun akıntısı solunumu güçleştirir. İshalin başlaması ile beden ısısı düşer. İshal her zaman hemorajik karakterde olmayabilir. Bu dönemde gebe hayvanlarda abort görülebilir. Solunum güçlüğü, hipotermi ve dehidrasyonu takiben 8-10 gün içinde ölüm şekillenir. Morbidite %100'e ulaşırsa da mortalite geniş sınırlar içinde farklılık gösterir. Canlı kalan hayvanlar 2 hafta içinde iyileşebilirler veya hastalık latent enfeksiyonların aktivasyonu sonucu sekonder ve miks enfeksiyonlar ile sonuçlanır.
 
Subakut veya subklinik form
 
Lokal ırkların doğal direncine, hayvanın yaşına, türüne ve alınan virus miktarına bağlı olarak yetişkin hayvanlarda oldukça sık görülür. Hastalık süresi 10-15 gün kadardır. Klinik semptomlar belirgin değildir. Düzensiz beden ısısının dışında herhangi bir semptom görülmez dolayısıyla kolaylıkla gözden kaçabilir. Pneumopati en önemli klinik bulgudur. PPR'da hastalığın subklinik formunun son dönemlerinde ağız ve burun mukozasında papülöz, pustülöz, ektima benzeri değişiklikler oluşur ve bu oluşumlar klinik teşhiste önemli karışıklıklara neden olur. Hastalığın subklinik formu hastalığın yayılması açısından oldukça büyük öneme sahiptir.
 
 
TEŞHİS
Klinik teşhis
 
Subklinik ve perakut formların dışında PPR'ın akut formunda klinik bulgular hastalıktan şüphe edilmesi için yeterlidir. Ancak perakut ve subklinik formlarda anemnestik bilgiler değerlendirilerek solunum ve sindirim sistemi semptomlarının birlikte görüldüğü olgularda diğer bakteriyel, viral ve paraziter hastalıklarla birlikte PPR'da göz önünde bulundurulmalıdır, kesin teşhis ancak laboratuvar muayeneleri ile mümkündür.
Klinik muayeneden önce filyasyon tespitinde yardımcı olacak aşağıdaki soruların cevapları bulunmalıdır.
• Hangi klinik semptomlar görülüyor ?
• Hastalık ilk ne zaman görüldü ?
• Hastalanan hayvan türleri nelerdir ?
• Hastalık öncesi aynı türden hayvanlarla temas var mı?
• Yeni hayvan alımı oldu mu?
• Hayvan pazarı, ortak mera ve su kaynağı yönünden hastalık ihtimalleri söz konusu mu?
• Uygulanan aşılar nelerdir ?
• Yaş grubuna göre hastalık ve ölüm oranları nelerdir ?
• Benzer hastalık tablosu daha önce görüldü mü ?
• Hastalıktan etkilenen başka sürü veya sürüler var mı ?
Aşağıda belirtildiği şekilde yapılacak sistemik muayenelerde, muayene sonuçları düzenli olarak kayıt edilip alınacak örneklerle birlikte laboratuvara ulaştırılmalıdır.

 

Genel durum;
Durgunluk, iştahsızlık, susuzluk, yüksek ateş, geviş getirmeme durumu, ishalin varlığı,

Solunum;
Solunum şekli, öksürük,
Lenf yumruları;
Lenf yumrularının büyüklüğü,

Gözler;
Bakışlardaki durgunluk, konjesyon, göz yaşı akıntısı ve özelliği,

Burun;
Burun ucunun kuruluğu, burun akıntısı ve özelliği, burun mukozasının durumu,

Ağız;
Diş etleri, ağız mukozası, damak, papillalar ve dilin durumu, ağızda koku mevcudiyeti,

Dehidrasyon;
Derinin dehidrasyon yönünden durumu,

Ayaklar;
Ayak lezyonları, yönünden incelenir.
 
Postmortem muayene
 
Perakut ve subklinik formlarda önemli bir otopsi bulgusuna rastlanmazken tipik otopsi bulguları akut klinik formda görülür. Bu nedenle eğer mevcut ise açık tipik klinik semptom gösteren hasta hayvanlar öldürülerek otopsi yapılmalıdır. Hastalık sonucu ölen hayvanlarda ise postmortem muayeneler mümkün olduğu kadar çabuk yapılmalıdır. Hastalığın çok erken yada son dönemlerinde ölen hayvanların postmortem muayenelerinde önemli bir otopsi bulgusu görülmeyebilir.
 
Laboratuvar teşhisi
 
Laboratuvara gönderilecek materyallerin alınacağı hayvanlar dikkatle seçilmelidir. Özellikle hastalığın sonlarına doğru ölmüş ve ileri derecede ishalin şekillendiği hayvanlardan alınacak numuneler yeterli oranda virus içermediğinden virolojik muayeneler için uygun değildir. Numunelerin alınması ve nakli sırasında soğuk zincir şartlarının sağlanması gereklidir. Virolojik muayeneler için gönderilecek numuneler aseptik şartlarda, hiçbir şey ilave edilmeden buz aküleri yada buz içinde gönderilmeli ancak dondurulmamalıdır.
BAĞIŞIKLIK
Koyun keçi vebası hastalığından iyileşen hayvanlarda ömür boyu devam ettiği düşünülen uzun süreli bir bağışıklık şekillenir ve bağışıklıktan nötralizan antikorlar sorumludur. Aktif olarak bağışıklık kazanmış analarda antikorlar kolostrumla yavruya geçer. Kolostrumla kazanılan pasif bağışıklık süresinin analardaki antikor seviyesine bağlı olarak 3-6 ay arasında olduğu bildirilmektedir.
MÜCADELE VE KONTROL
Koyun keçi vebası hastalığı, istisnai durumların dışında her zaman hastalıktan ari ülke veya bölgelere hasta hayvan girişleri ile nakledilmektedir.Bu nedenle mücadelede hayvan hareketlerinin kontrolü büyük önem arz eder. Küçük ruminantlarda PPR hastalığının çıkmasından sonra hastalığın çevreye yayılması oldukça hızlıdır. PPR görüldüğünde uygulanacak karantina tedbirleri ve hasta hayvanların imhası hastalığın yayılmasına engel olur. Hastalık tesbit edilen yerlerde hastalığın görülmediği fakat sirayete maruz hayvanlara çevreden merkeze olmak kaydıyla yapılacak aşı uygulamaları ile hastalığı kısa sürede kontrol altına almak mümkündür.
Şüpheli her vaka mutlaka takip edilmeli, hastalık görülmesi durumunda derhal ihbarı yapılmalıdır.
Mevzuat
Koyun ve Keçi Vebası (PPR)
Madde 122- Koyun ve keçi vebası hastalığı tespit edildiğinde hastalığı söndürmek için genel tedbirlere ilave olarak hastalığın durumuna göre aşağıdaki özel tedbirler o yerin hayvan sağlık zabıtası komisyonunca kararlaştırılır.
a) Koyun ve keçi vebası çıkan yer karantinaya alınır ve geçit yerlerine hastalık levhaları konur. Hastalıklı yerin pazarında küçükbaş hayvanların satışı yasaklanır.
b) Hastalığın bulaşmasından şüphe duyulan hayvanlar dışında olan ve enfeksiyona açık çayır, mera, su ve yol ortaklığı bulunan  küçükbaş hayvanlara attenue homolog PPR aşısı veya attenue sığır vebası aşısı tatbik edilir.
c) Koyun ve keçi vebası hastalığının süratli bir şekilde yayılma gösterdiği durumlarda karantina bölgesindeki iskele, istasyon ve anayollarda küçükbaş hayvan sevkiyatı yasaklanır.
 d) Koyun ve keçi vebasından  öldükleri kesin olması sebebiyle otopsi yapılmayan hayvanlarla, hastalık şüphesiyle otopsi yapılan hayvanlar da iki metre derinliğindeki çukurlara üzerine sönmemiş kireç dökülerek  veya yakılarak gömülür.
e) Koyun ve keçi vebası hastalığı çıktığında uygulanacak aşılama programı ve esasları Bakanlıkça tespit edilir ve valiliklere bildirilir.
f) Koyun ve keçi vebası hastalığının çıkması sonucu karantinaya alınan yerlerden koyun, keçi, sığır, manda ve kanatlı hayvanlar ile saman, ot ve hayvan maddelerin çıkarılması yasaktır. Deve ve tektırnaklı hayvanlar ile sığır derilerinin dezenfekte edildikten sonra dışarı çıkartılmasına izin verilir.
g) Nakliyat esnasında   koyun ve keçilerde veba hastalığı saptandığında ilk varılacak iskele, istasyon   veya diğer yerlerde hastalar, hayvan sağlık zabıtası komisyonu kararı ile 21 gün süreyle karantinaya alınır. Karantina altına alınan yerlerdeki sürülerin bakım ve iaşe masrafları sahipleri tarafından karşılanır.
h) Hasta veya hastalıktan şüpheli hayvanlarla temas edenlerin ellerini, elbise ve ayakkabılarını dezenfekte etmeleri zorunludur. Hasta hayvanlara ait eşya ve malzemeler, nakilde kullanılan vasıtalar dezenfekte edilmedikçe kullanılmaz. Hasta hayvanların bulundukları yerin zemini, duvarları, yemlikleri, bölmeleri dezenfekte edildikten sonra kullanılır. Hastalıklı yerdeki   yemler   tektırnaklı hayvanlara yedirilebilir.
i) Koyun ve keçi vebası hastalığı Türkiye’ye sınırı olan devletlerde veya başka ülkelerde çıktığında yurt içinde belirlenecek tampon bölgeler ile koruyucu aşılama programı Bakanlıkça düzenlenir. Bakanlık il müdürlükleri koyun ve keçi vebası aşılama programını bütün imkanlarını ve personelini görevlendirerek öncelikle uygulamak zorundadır. j) Koyun ve keçi vebası hastalığı sebebi ile konulan karantina, son ölüm veya iyileşmeden 30 gün sonra gerekli dezenfeksiyon yapılarak kaldırılır.