KUDUZ HASTALIĞINA KARŞI
AŞILAMA KAMPANYASI TAMAMLANDI…
Avrupa Birliği mali yardımları
çerçevesinde yürütülen “Türkiye’de Kuduz Hastalığının Kontrolü Projesi”
kapsamında 15 Şubat tarihinde başlayan kuduz aşılama kampanyası, 30 Nisan
tarihinde sonlanmıştır. İl genelinde toplam 10.356 adet köpek ve kedi kuduz
hastalığına karşı aşılanmıştır.
Aşılama çalışmaları İl
Müdürlüğümüz ve İlçe Müdürlüklerimizde görevli Veteriner Hekim ve Veteriner
Sağlık Teknisyenlerince yürütülmüştür. Kampanyada kullanılan aşının koruma
süresi 1 yıl olduğundan aşının her yıl tekrarlatılması gerekmektedir.
Hayvan sahiplerine
gösterdikleri ilgiden ve destekten dolayı teşekkür ederiz.
KUDUZ
Kuduz, merkezi sinir sisteminin akut seyirli, öldürücü viral bir
enfeksiyonudur. Hastalık, memeli hayvanlar ve insanlar başta olmak
üzere diğer hayvan türlerinde de görülür.
Hastalık hayvandan hayvana veya hayvandan insana direkt ısırma ile
bulaşır. Ayrıca mevcut yaralara enfekte salyanın bulaşması ile de
enfeksiyon meydana gelmektedir. Enfeksiyon zincirinin taşıyıcıları
olan köpek, kedi, yaban hayatı etoburları (tilki, çakal, kurt) ve
yarasalar virusun arakonakçıları olarak kabul edilebilir. Bu
hayvanlar enfeksiyon siklusunda önemli rol oynarlar ve enfeksiyonun
son konakçı olan hayvanlara ve insanlara naklinde büyük bir değer
taşırlar.
Başıboş ve evcil olmayan köpek ve kedileri etkileyen şehir kuduzu,
insanlar için en tehlikeli kuduz şeklidir ve tüm bildirilmiş insan
olaylarının %99’unu teşkil eder.
Dünya çapındaki insan kuduz vakalarının yıllık insidansı 33.000’in
üzerindedir. Ölümlerin çoğu kuduz köpeklerin sebep olduğu çizikler
yada ısırıklara bağlıdır.
Kuduz bir hayvan tarafından ısırılmayı takiben, inkubasyon süresi
genellikle 14-90 gündür; fakat bu süre bazen daha da uzun olabilir.
İnkubasyon süresinin uzun veya kısa sürmesi, vücuda giren virusun
miktar ve virulans derecesinden başka yaranın genişliğine ve
derinliğine bağlı olarak değişir. Ayrıca ısırılan bölgenin sinir
dokusundan zengin olması da inkubasyon periyodu üzerinde etkilidir.
Klasik kuduz seyrinde enfeksiyonun 3 devresi vardır;
1- Sükunet dönemi: Çok yavaş gelişir. Hareket değişikliği ile
karakterizedir. Korkaklık ve sinirlilik en önemli belirtilerdir.
Ayrıca evden uzaklaşma, yabancı cisim yeme ve yutkunma güçlüğü
vardır. 1-3 gün sürer.
2- Hareketli dönem: Hayvanlarda huzursuzluk artar, ısırma arzusu
vardır. Genellikle yavaş seyreder. Bu dönemde saldırganlık söz
konusudur.
3- Felç dönemi: Ölümden kısa bir süre önce oluşan bu devrede, yüz
kasları, gövde ve ayak kaslarında felç meydana gelir. Alt çene felci
nedeniyle hayvan yem ve su alamaz. Bu dönem 3-4 gün sürer ve ölüm
oluşur.
Kuduz bulguları birçok olguda çok karakteristiktir. Bu nedenle teşhis
klinik bulgular yardımıyla yapılabilir. Bununla birlikte bu durum
her zaman geçerli değildir. Klinik teşhisin net olmadığı durumlarda
hastalığın teşhisi sadece laboratuar muayeneleri ile yapılabilir.
Türkiye’de Hastalığın Durumu ve Uygulamalar
Türkiye, Asya ve Avrupa kıtaları arasında değişik coğrafik bölgeleri
olan bir ülkedir. Ülke genelde dağlık ve ormanlık olması nedeni ile
her türlü evcil ve yabani hayvanın barınmasına olanak sağlar.
1970’lerin sonlarına doğru büyük şehirlerin merkez ve çevresinde
insan nüfusunun artmasına bağlı olarak köpek sayısında da artışlar
olmuş ve buna bağlı olarak da kuduz vakaları artmıştır. Sonuçta
uygulanan kontrol programlarıyla ülke genelindeki mihraklarda önemli
ölçüde azalma olmasına rağmen özellikle büyük şehirlerde başıboş
köpeklerin yoğunluğu nedeniyle hastalıkta artış gözlenmiştir.
Geçmiş yıllarda ülkemizde daha çok kedi-köpek kuduzu görülmüş olmasına
rağmen uygulanan kontrol programlarıyla ülke genelindeki mihraklar
önemli ölçüde kontrol altına alınmıştır.
Ülkemiz, köpek kuduzunun görüldüğü tek Avrupa ülkesi olmakla birlikte,
son yıllarda yaban hayatına ait kuduz vakalarında da belirgin bir
artış gözlenmektedir. Özellikle Ege Bölgesinde etkili olan yaban
kuduzu ile ilgili olarak artan kuduz vakaları ile mücadele için
mevcut tedbirlere ilaveten, yaban hayvanları için ağız yoluyla
aşılamanın da, mücadelede etkinliği arttıracağı düşünülmüş ve
bununla ilgili bir proje hazırlanmış, fakat finansal yetersizlikler
nedeniyle proje ertelenmiştir.
Sahipsiz Hayvanlar
Dünyanın hiçbir medeni ülkesinde görülmeyen ve özellikle
büyükşehirlerde başıboş olarak gruplar halinde dolaşan sahipsiz
köpekler ile kediler sahipli hayvanlarla insanların sağlıklarını
ciddi anlamda tehdit etmektedir. Bu hayvanlar çevreyi kirletmekte,
ısırma ve yaralanmalarla acı vermekte, çöplükleri karıştırarak
çöpleri yaymakta, başkalarını rahatsız edecek tarzda gürültü
yapmakta ve en önemlisi zoonotik hastalıkların yayılmasına yol
açmaktadır. Köpeklerden insanlara 100’den fazla zoonotik hastalık
geçebilmektedir. Bu hastalıklar arasında kuduz hastalığı dünyada en
eski rapor edilmiş enfeksiyöz hastalıklardan birisidir. Bu nedenle
sahipsiz veya sokak hayvanları kontrol altına alınmak durumundadır.
İnsanlarda Hastalığın Durumu ve Uygulamalar
İnsanlarda kuduz şüpheli temas vakalarının hepsi aşı tedavisine
alınmaktadır. Aşı uygulamalarında 1987 yılına kadar sadece Refik
Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı’nın üretimi olan Semple tipi
aşı uygulanmakta iken bu tarihten sonra Semple tipi aşı yanında
ithal hücre kültürü aşısı da uygulamaya konulmuş olup 1996 yılından
itibaren ise Semple tipi aşı üretimi ve uygulaması tamamen
kaldırılmış ve sadece ithal hücre kültürü aşısı uygulamasına
geçilmiştir.
Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’de yılda ortalama 100.000
şüpheli insan kuduz vakası bildirilmektedir. Dünya çapındaki insan
kuduz vakalarının yıllık insidansı 33.000’in üzerindedir. Türkiye’de
de insan kuduz vakaları düşmektedir. 1991 yılında 9 olan insan vaka
sayısı, 2000 yılında 3 vakaya düşmüştür.
Kuduz Hastalığının Kontrolü
Kuduz hastalığı teorik olarak köpek popülasyonunun üremelerinin kontrol
altında tutulması ve rezervuar popülasyonun yoğun bir şekilde
aşılanması ile kontrol edilebilir. Hastalığın kontrol altına
alınmasında ise temel unsurlar şunlardır:
1.Sokak Köpeklerinin Kontrolü;
Sokak köpeklerinin kontrolü ve eliminasyonu yasal olarak yerel
yönetimlerin görevidir. Bu köpeklerin devamlı barınmaları için köpek
bakım üniteleri kurulmalı, hayvanların sağlık kontrolleri ve
aşılamaları yapılmalı, sahiplendirilmelerine çalışılmalı ve
üremeleri kontrol altına alınmalıdır.
2.Aşılama
İnsanların kuduza maruz kalmasını azaltmadaki en etkili yol, virusun
temel konakçısı olan köpeklerde kontrol altına alınmasıdır. Bu amaca
ulaşmadaki en uygun yöntem de köpek populasyonunun kontrolü ve bu
hayvanların aşılanmasıdır. Dünya Sağlık Örgütü’de kuduz
mihraklarının önlenmesi ya da elemine edilebilmesi için bir
populasyondaki köpeklerin en az % 70’inin aşılanması gerektiğini
önermektedir.
Kuduz hastalığına karşı mücadelede kullanılan aşılar Bakanlığımıza
bağlı Etlik Merkez Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü
tarafından üretilmektedir. Koruyucu olarak canlı kelev kuduz aşısı
köpek ve kedilerde kullanılmaktadır. İnaktif semple kuduz aşısı ise
hastalık çıkan yerlerde tedavi edici olarak koyun, keçi ve
sığırlarda uygulanmaktadır. Ayrıca çeşitli ülkelerden ithal edilen
aşılarda kullanılmaktadır. Sahipli kedi ve köpeklerin aşılanması
zorunludur. Kediler 6 ay, köpekler 3 aylık olduklarında kuduza karşı
aşılanırlar. Aşılama çalışmalarında köyler düzeyinde kırsal kesimde
problem bulunmaktadır. Köpek popülasyonunun önemli miktarını teşkil
eden sahipsiz hayvanların aşılanmasında problem vardır.
3.Karantina
Bir yerde salgın hastalık çıktığını haber alan hükümet veteriner hekimi
en seri vasıtayla, 24 saat içerisinde hastalık yerine gitmek
zorundadır. Mülki ve mahalli idare makamlarınca gereken her türlü
kolaylık ve yardımın yapılması yasal zorunluluktur. Kuduz hastalığı
görülen yerlerde köpek, kedi, at, merkep ve sığırlar için 6 ay,
koyun, keçi ve kanatlılar için 3 ay süreyle karantina uygulanır. Bu
süre içerisinde hayvan giriş ve çıkışları yasaklanır.
Belediyeler ve köy muhtarlıkları kuduz hastalığından veya bulaşmadan
şüpheli hayvanların gözetime alınacağı yerleri temin etmek
zorundadır. Gözetim süresi 10 gündür. Hastalık çıkması durumunda
Bakanlığımız taşra teşkilatı sağlık teşkilatına haber vermek
zorundadır.
4.Halkın Bilgilendirilmesi ve Eğitimi;
Kuduzla mücadelede eğitim çalışmalarına ağırlık verilmelidir. Bu
konunun kentte multidisipliner bir şekilde ele alınması
gerekmektedir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Milli
Eğitim Bakanlığı ve Mahalli İdarelerin konu ile ilgili olarak
işbirliğine gitmeleri bu mücadele için gereklidir.
Kuduzla ilgili eğitim konusunda en etkili yol kitle iletişim araçları
olan yazılı basın, radyo ve televizyondur. Konu ile ilgili kişilerle
yapılacak olan açık oturumlar ve yayınların eğitime katkısı büyük
olacaktır.
Mevzuat
Hayvan Sağlık Zabıtası Kanununun 12. maddesi hastalık ihbarının nasıl
ve kimler tarafından yapılacağını, geçici kordon konulmasını, 14.
maddesi hükümet veteriner hekiminin olaya müdahale etmesini, 15.
maddesi mülki amirin yükümlülüğünü, 16. maddesi karantina
uygulanmasını, 19. maddesi karantinada tutulan hayvanların
hareketlerini, 20. maddesi karantinanın kaldırılmasını, 34/b, 36. ve
50. maddeleri itlaf ve karantina uygulaması ile ilgili olarak
düzenlenmiştir. Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Yönetmeliğinin 36.
maddesi hastalık çıkışında alınacak genel tedbirleri, 40. maddesi
kordon ve karantina ile ilgili tedbirlerin alınması, 41.
maddesi hastalık çıkan yerin ilan edilmesi, 105/h maddesi hastalıklı
etlere yapılacak olan uygulamalar, 119. maddesi hastalık çıkışında
uygulanacak özel tedbirler ile ilgili olarak düzenlenmiştir
Kuduz hastalığı ile mücadelede 3285 sayılı Hayvan Sağlık Zabıtası
Kanununun 34 ve Yönetmeliğinin 119. maddesine göre işlem yapılacak,
sahipli kedi ve köpeklerin aşılanması ile birlikte numaralı tasma
takılması, kayıtlarının tutulması ve müşahade yerlerinin yapılması
konularında mahalli idareler ile ciddi bir işbirliği yapılacaktır.