İHBARI MECBUR HASTALIKLAR
(2004-14 Tebliğ):
1. Sığır vebası
2. Şap
3. Sığır tüberkülozu
4. Sığır brusellozu
5. Sığırların süngerimsi beyin hastalığı (BSE)
6. Anthrax (Şarbon)
7. Kuduz
8. Koyun-keçi çiçeği
9. Koyun ve keçi brucellozu
10. Koyun ve keçi vebası (PPR)
11. Mavidil
12. At vebası
13. Ruam (Mankafa)
14. Durin (At frengisi)
15. Atların enfeksiyöz anemisi
16. Veziküler stomatitis (Bulaşıcı stomatitis)
17. Equine encephalomyelitis
18. Tavuk vebası (Avian influenza)
19. Newcastle (Yalancı tavuk vebası)
20. Pullorum
21. Kanatlı tifosu (Tavuk tifosu)  
22. Arıların amerikan yavru çürüklüğü
23. Varroa
24. Balıkların enfeksiyöz hematopoietik nekrozisi (IHN)
25. Scrapie
26. Kedilerin süngerimsi beyin hastalığı (FSE)
27. Bonamiosis
28. Marteiliosis
29. Spring Viraemia of Carp (SVC)
30. Viral Hemorajik Septisemi (VHS)
31. Infectious Pancreatic Nekrosis (IPN)
32. Bakterial Kidney Disease (BKD)
33. Crayfish Plague (Kerevit Vebası)
  
AMERİKAN YAVRU ÇÜRÜKLÜĞÜ HASTALIĞI 
Amerikan Yavru Çürüklüğü (AYÇ), arıların yavru hastalıkları içerisinde oldukça bulaşıcı, dünyanın her tarafında yaygın olarak görülen, önemli ve en tehlikeli bakteriyel hastalıklarından biridir.
Amerikan Yavru Çürüklüğü yavru arılarda Paenibacillus larvae tarafından oluşturulan infeksiyöz, oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. 
Hastalığın Önemi
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de arıların en tehlikeli ve bulaşıcı hastalıkları arasında Amerikan Yavru Çürüklüğü bildirilmektedir. Etkeni Gram (+) bir bakteri olan Paenibacillus larvae (White)'dır. 2.5-5 x 0.5-0.8 mikrometre büyüklükte, çomak şeklinde ve peritrik flagella taşıyan bu bakteri, enfekte larvaların her birinde bir milyarın üzerinde spor meydana getirebilir. 1.1-1.9 x 0.4-0.7 mikrometre büyüklükte ve hastalık oluşturmada etken form olan bu sporlar, ısıya ve kimyasal ajanlara oldukça dirençlidirler. Karbol fuksin ile boyandığında sporların ortası berrak kalmakta, duvarlar ise kırmızı-mor renkte boyanmaktadır. Kültürlerde koloniler 3-4 mm çapında, küçük, opak, beyaz-gri renkte görülür. 35-40 yıl gibi bir süre canlılıklarını sürdürürler. Zamanla tedbir alınmazsa koloniyi (ana arısı bulunan ve minimum 10-14 bin adet işçi arısı bulunan arı ailesini) öldürebilir hatta tüm koloniler ve diğer arılıklara (kolonilerin bir arada bulunduğu mekan) bulaşabilirler. Larvaların sindirim sistemine bulaşan hastalık sporları, barsakta vejetatif forma dönüşerek hemolenfe geçer ve süratle çoğalmak suretiyle tüm doku ve organlara yayılır. İşçi ve erkek arılar ilk 3 (üç) gün arı sütü ile beslendikleri için genç larvaların ilk iki gün hastalığa yakalanma ihtimali çok zayıftır. Yumurta açılımından sonra 53. saatten itibaren larvalar hastalığa yakalanmaya açık hale gelmektedir.
Yavru çürüklüğü kütlesinde sporların, kuru olarak 100 °C 'ye 8 saat, nemlendirilmiş yavru çürüklüğü kütlesinde 60-80 °C 'ye 240-180 dakika, 90°C' ye 120 dakika, 95°C 'ye 55 dakika, 97°C' ye 45 dakika, 100 °C' ye 11-14 dakika ve 120°C 10-15 dakika dayanabildikleri çeşitli araştırıcılar tarafından tespit edilmiştir. Bal içinde sporlar, sulu bal sıvısındakilere nazaran daha dirençlidirler. Her türlü çevre koşullarına dayanıklı olan P. larvae sporlarının bal içinde 1 yıl, peteklerde ise 40 yıl kadar canlı kalabildikleri saptanmıştır. Eğer etkenler pupa oluşumu sırasında hemolenfe geçmişlerse pupa ölür yada ölmediği durumlarda hastalık diğer jenerasyonları etkiler. Bundan birkaç gün sonra petek gözünün kapakları çöker, çatlar veya ortada küçük bir delik görülür. Ölü larva salyamsı bir kütle oluşturur. Sonradan katılaşabilir ve petek gözlerinin kenarına yapışabilir. Kuruyan larvayı yerinden çıkarıp almak çok zordur. Çok sıkı yapışmasından dolayı, temizleyici işçi arılar bunu temizleyemezler. Yaşlı larvalar ise enfeksiyona rağmen gelişimlerini tamamlayarak ergin arı haline gelirler
Hastalığın Yayılması
Başlıca bulaşma nedenleri şunlardır;
a) Sterilize edilmemiş temel petekler,
b) Arıcıların bizzat kendileri,
c) Her türlü alet ve ekipmanları,
d) Hastalıklı kovandan çerçeve alıp sağlam kovanlara verilmesi,
 
e) Oğul arıları ile temel petekte kolonilerin birleşmesi,
f) Hastalık etkeni taşıyan ergin arılar,
g) Yağmacılık,
h) Sağlam arıların hastalıklı bölgelere girmesi,
ı) Hastalıklı bulaşık eski kovanların kullanılması,
i) Bal,
j) Ana arı
Petek ve bal hastalığın yayılmasında çok önemlidir. Çünkü bulaşık bal ile beslenen arılar larvaları enfekte edebilmektedir.
HASTALIĞIN TEŞHİSİ
Klinik Muayene
Kuvvetli kolonilerde yeni bulaşmış hastalığın farkına varmak çok zordur. Hastalık ilerledikçe kolonide sürekli bir arı azalması göze çarpar. Önceleri çok istekli ve canlı olarak çalışan koloninin, arıların azalması ile uçuş deliği önündeki canlılığı azalır. Arılar uçuş tahtası üzerinde veya uçuş deliği önünde şaşırmış ve ne yapacağını bilmez bir şekilde isteksizce gezinirler. İşçi arıların dışarıya yavru atma durumunu, bal özü akımının sona ermesi ile erkek arı meydana getirecek pupaların dışarıya atılması veya aşırı açlık çeken kolonilerin koloni yaşamını emniyet altına almak için dışarıya yavru atmaları ile karıştırmamak amacıyla kovan hemen kontrol edilmelidir.
a) Başlangıçta sağlıklı olan larva, önce petek gözünün tabanında " C " harfi şeklinde gelişir. Larva enfekte olduğu zaman morfolojik yapısını kaybederek hücreyi dolduracak şekilde yukarı doğru yerleşir ve bu pozisyonda ölür.
b) Ölü larvalar önce donuk beyaz, açık kahve, koyu kahve ve sonunda siyah renge dönerler.
c) Ölü larva çikolata rengi aldığında bir kibrit çöpü sokulup çekilirse iplik şeklinde 2.5-10 cm kadar uzar.
d) Bazı gözlerde ölü yavru kalıntısı gözün alt yüzeyinde düzgünce uzanmış ve çok sıkı bir şekilde göze yapışmıştır.
e) Yavru, pupa döneminde ölmüşse petek gözü kapağı (Operkulum) yavaşça kaldırılacak olursa arının dilinin yukarıya doğru kalkık ve genellikle gözün alt üst iç yüzeyine değecek biçimde sertleşmiş bir vaziyette olduğu görülür.
f) Kovan kapağı açıldığında, ısıtılmış tutkal kokusu yada bozuk balık kokusu algılanır.
g) Hastalıklı çerçevelerin yavrulu gözleri gayrı muntazam olup, üzeri açık ve kapalı petek gözleri ile alacalı bir görünüm arz eder. Çok sayıda yavrusuz göz vardır.
h) Kapalı gözlerde kapağın renkleri solmuş, içeri doğru çukurlaşmış, toplu iğne başı büyüklüğünde delinmiş bir görünüm vardır. Larva döneminde ölmekle birlikte, ölü yavrular daha ziyade mühürlenmiş gözlerde bulunurlar. Yavru, prepupa ve pupa dönemindedir.
Laboratuvar Muayeneleri
Klinik bulgular hastalığın teşhisinde önem taşırsa da kesin teşhis için marazi madde alınarak laboratuvar muayenelerinin yapılması gereklidir.
LABORATUVARA MARAZİ MADDE GÖNDERME
Herhangi bir arı hastalığında doğru teşhis gönderilen numuneye bağlıdır. Petek numunesi yaklaşık olarak 10 x 10 cm ebadında ve mümkün olduğu kadar renk değişikliği olan ve ölü larva içerir şekilde olmalıdır. Numunede hiç bal olmamalı yada çok az bal içermelidir. Numune gevşek şekilde ambalajlanmalı ve ambalaj işleminde plastik çanta, alüminyum folyo, yağlı kağıt, teneke veya cam gibi malzemeler kesin teşhisi imkansız hale getirdiği için kullanılmamalıdır. Numune tahta veya kalın karton kutularla gönderilmelidir. Eğer peteğin bir kısmı gönderilemiyorsa herhangi bir test için yeterince materyal içeren petek gözü de yeterli olabilir.
KORUNMA
Bütün arıcıların bu hastalıkla mücadeleyi en iyi şekilde öğrenmeleri ve bu konuda aşağıdaki hususlara dikkat etmeleri gereklidir.
a) Arılık temiz ve düzenli olmalı, yerlere petek, petek kırıntıları, propolis parçaları atılmamalı, eski ve hastalıklı petekler yakılarak imha edilmelidir.
b) Koloni satın alınması sırasında hastalık olup olmadığı kontrol edilerek hasta koloniler satın alınmamalıdır.
c) Kullanılmış arıcılık malzemeleri satın almamaya dikkat edilmelidir.
d) Arıların beslenmesinde hastalıklar yönünden kontrol edilmiş bal kullanılmasına dikkat edilmeli, şüpheli durumlarda (sağlıklı bal olmadığı zaman) arıların beslemesinde bunun yerine şeker şurubunun verilmesi teşvik edilmelidir.
e) Kovanların diziliminde, arıların kovanları şaşırmasını önleyici tedbirler (Giriş deliklerinin farklı yönlere bakması, kovanların değişik renklerde boyanması gibi) alınmalıdır.
f) Gezginci arıcılıkta, yer seçimi hastalıksız bölgelerde yapılmalı ve diğer arılıklardan uzakta olmasına dikkat edilmelidir.
g) Koloniler sık sık kontrol edilerek, hastalık görüldüğü anda (bal tutma dönemi hariç) hastalık görülmeyen koloniler de dahil tüm koloniler koruyucu olarak ilaçlanmalıdır.
h) Hastalık görüldüğünde Tarım İl veya İlçe Müdürlüklerine ihbar edilmelidir.
ı) Bal mumları 120°C de 10-15 dakika süreyle sterilize edildikten sonra petek yapımında kullanılmalıdır.
i) Temel peteklerin üretim izni almış olan firmalardan alınmasına dikkat edilmelidir.
j) Strafor kovanlarda nem oluşumu az olduğu için kışın sıcaklık kaybı daha az olmakta ve bakteri, mantar ve protozoa gelişimini en aza indirmesinden dolayı bu kovanların kullanılması tercih edilmelidir.
MÜCADELE
Amerikan yavru çürüklüğü hemen her ülkede; İhbarı Mecburi Hastalıklar arasında yer almaktadır.
Hükümet Veteriner Hekimi Gelinceye Kadar Yapılacak İşlemler
a) Hükümet veteriner hekimi hastalık çıkan yere gelinceye kadar o yerdeki idari makamlar, belediye yahut köy ihtiyar heyeti hastalıktan şüpheli kovanları muayene ve teşhis için muhafaza altına aldırır.
b) Geçici kordon konularak hastalıklı kovanların bulunduğu yere giriş ve çıkışlar önlenir. Hastalıklı kovanlarda kullanılan malzemelerin, hastalık mahallinin dışına çıkışına izin verilmez. Hastalıklı yerden kovan çıkarılmaz, buraya başka yerden kovan girmesine izin verilmez.
c) Hastalıklı kovanların bakımı için bir kişi görevlendirilir. Görevli kişinin dışında tecrit mahalline hiç kimsenin girmesine izin verilmez.
d) Bu hastalığın teşhisi için hükümet veteriner hekimi tarafından marazi madde alınmadan, herhangi bir işlem yapılmaz.
e) Alınan tedbirlerin uygulanmasından köylerde muhtarlar ve arı sahipleri, kasabalarda belediyeler, mahalle muhtarı ve arı sahipleri, gezginci arılarda ise korucu, arı bakıcısı ve arı sahipleri sorumludur.
Hükümet Veteriner Hekimi Geldiğinde Yapılacak İşlemler
Hastalık ihbarını alan hükümet veteriner hekimi en seri vasıta ile en geç 24 saat içinde hastalık yerine gider. Bu maksat için mülki, mahalli idare ve zabıta makamları gereken kolaylığı ve yardımı göstermeye mecburdur.
a) Hükümet veteriner hekimi hastalık mahallinde hastalığa el koyar, kovanlardaki yavru gözlü petekleri muayene ve kontrol eder. Gerekli marazi maddeyi alır ve İl’in bağlı bulunduğu Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsüne gönderir.
b) Hastalığın çıkışı ve seyri hakkında aşağıda belirtilen bilgiler toplanır.
-Hastalığın çıkış tarihi,
-Hastalığın başlangıcından bugüne kadar kaç kovanda larva ölümlerinin olduğu,
-Hastalıklı kovanların diğer arılıklardaki arılarla temasının olup olmadığı
-Yabancı kovan getirilip getirilmediği,
-Kordon konmadan önce başka herhangi bir yere koloni nakli yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa kime, nerelere, ne zaman ve ne kadar yapıldığı,
-İlaç kullanılıp kullanılmadığı, eğer kullanıldıysa hangi ilaçların kullanıldığı,
 
Hastalık Çıktığında Yapılacak İşlemler
Hastalığın varlığı laboratuvar raporuna istinaden teyit edildikten sonra mahallin Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyonu, Yönetmeliğin 91’inci maddesindeki usullere göre toplanarak hükümet veteriner hekiminin düzenlediği “Amerikan Yavru Çürüklüğü Hastalık Çıkış Raporunu” görüşür. Alınan tedbirleri gözden geçirir, önerileri değerlendirir ve o mahaldeki AYÇ hastalığına karşı yürütülecek mücadele esaslarını oy çokluğu ile karara bağlar.
Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyonu Kararları Alınırken Dikkat Edilecek Hususlar
Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyon Kararlarında aşağıda belirtilen hususlar yer almalıdır.
a) Hastalıklı kovanların bulunduğu yerler,
b) Kordon altına alınacak yerler,
c) Komşu köy, kasaba, ilçe, şehir veya arıcılara haber verme şekli,
d) Hastalık olduğuna dair levhaların dikileceği yerler,
e) Toplanan bilgilerin nasıl değerlendirileceği,
f) Yeni hastalanan ve ölen larvalı kovanlar için yapılacak işlemler,
g) Kordon altındaki bölgede serbest, şartlı serbest veya yasak olan hususlar,
h) Transit geçişlere yapılacak işlemler,
ı) Kordon bölgesinde zirai mücadele yapılacağı zaman kolonilerin hangi bölgeye taşınacağı
Bu kararlar alınırken dikkat edilecek hususlar şunlardır;
a) Hastalık çıkan yerde, 3285 Sayılı Hayvan Sağlığı Zabıtası Yönetmeliği’nin, Amerikan Yavru Çürüklüğü hastalığı ile ilgili maddesinde belirtilen saha kordon altına alınır.
b) Bulaşmaya vasıta olabilecek her türlü alet, malzeme ve ekipmanlar dezenfektan maddeler bölümündeki dezenfektanlarla dezenfekte edilir.
c) Kordon altındaki bölgede hastalık görülmeyen arılıklarda hükümet veteriner hekimi kontrolünde gerekli tedbirler alındıktan sonra koloni hareketine izin verilir.
d) Kordon altına alınan bölgenin sınırlarına " BURADA ARILARDA AMERİKAN YAVRU ÇÜRÜKLÜĞÜ HASTALIĞI VAR" levhaları asılır.
Hastalığın Tedavisi
Hastalık yeni başlamış ve hemen farkına varılmış ise, ilaçla tedavisi mümkün olabilmektedir. Bu durumda koloni, dezenfektan olarak kullanılan bazı kimyasal maddelerin yardımı ve ilaç olarak kullanılan bazı antibiyotiklerle tedavi edilebilir. 
Arıların Toptan Öldürülmesi ve İmhası
Hastalığın ileri safhalarında AYÇ hastalığının ilaçlarla önlenmesi pek mümkün olmamaktadır. Bu durumda arı ailesi ve çerçevelerin (petekleri ile birlikte) hepsi yakılarak imha edilir. Önce akşam üzeri arıların öldürülmeleri gerekir. Bunun için kovanın uçma deliği kapatılır, çerçevelerin üzerine kalsiyum siyanid, etilasetat ya da herhangi bir insektisit uygulanarak arılar öldürülür. Yakma işlemi için, çukur kazılarak içinde çerçeveler (petekleri ile birlikte) ve ölmüş arılar toplanır ve benzin v.s. dökülerek yakılırlar. Yakma işi tamamlandıktan sonra çukur toprakla kapatılmalıdır ve bütün bu işlemler arılıktan biraz uzak bir yerde yapılmalıdır.
Isıya dayanıklı kovanın gövde, kapak ve dip tahtası ile işletmede kullanılan her türlü malzeme yukarıda yazılan dezenfektan maddelerle dezenfekte edilip, yüzeyler iyice kazındıktan sonra pürmüzle yakılarak kullanılmasına izin verilir.
Strofor kovanların kullanımına ise çamaşır suyu ile yıkandıktan ve 2 gün güneşte kurutulduktan sonra izin verilir.
Hastalığın Sönüşü
Kordon kaldırılmadan önce hastalık görülen koloniler son bir kez daha kontrol edilerek, marazi madde alınır ve ilgili laboratuvara gönderilir. Laboratuvar muayeneleri ile hastalığın tamamen ortadan kalktığı teyit edilir.
Hastalığın ortadan kalkmasından ve yönetmelikle belirlenen sürenin geçmesinden sonra dezenfeksiyon yapılarak kordon kaldırılır.
Temel Petek Üretim Yerlerinde Hastalığın Çıkması Durumunda
Amerikan Yavru Çürüklüğü Hastalığı yönetmeliğinde “Bal mumları 120 0C de 10-15 dakika süreyle sterilize edildikten sonra petek üreticileri tarafından piyasaya sürülür.”denmektedir. Eğer sterilizasyon yapılmazsa bal mumlarında bulunan hastalıklar (Amerikan ve Avrupa Yavru Çürüklüğü ile diğer yavru çürüklükleri, mantar ve kireç hastalığı gibi) peteklerle beraber bütün bölgelere yayılır.
Temel petek üretimi yapan yerler belirlenerek üretim izni olmayan yerler hakkında yasal işlem yapılır, üretim izni alan yerlerden numuneler alınarak ilgili labaratuvarlara gönderilir.
Temel petek üretim yerlerinden alınan bal mumu numunelerinin, laboratuvarda yapılan analizleri sonucunda hastalık etkeninin tespit edilmesi durumunda; imalathanenin üretimi durdurulur, mevcut stoklara el konularak satışı engellenir. Bütün stoğun yönetmelikte belirtilen sterilazasyon işlemine tabi tutulmasından ve üretimde kullanılan kazan ve ekipmanların dezenfeksiyonundan sonra tekrar numune alınarak ilgili laboratuvara gönderilir. Laboratuvar muayenelerinin temiz çıkmasından sonra ancak imalathanenin tekrar üretim ve satışına izin verilir.
Bakanlık hastalıkla ilgili gerek gördüğü her türlü mücadele esaslarını tespit ederek valiliklere bildirir.